Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi

Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü
Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

10 EKİM DÜNYA RUH SAĞLIĞI GÜNÜ

Güncelleme Tarihi: 11/10/2020

WhatsApp Image 2020-10-11 at 09.15.29.jpeg
Dünya Ruh Sağlığı Günü, ruh sağlığı ve ruhsal hastalıklarının toplumda farkındalığını ve anlaşılırlığını artırmak amacıyla 1992 yılından bu yana her yıl 10 Ekim'de kutlanmaktadır.
Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün bu yılki temasıbeklendiği üzere Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) olarak belirlenmiştir.  
Dünya Sağlık Örgütününtarafından, COVID-1911 Mart 2020’de küresel pandemi olarak açıklandıktan sonra hem dünya hem de ülkemiz için sıkıntılı bir süreç başladı. Sonrasında toplumda endişe, ruh sağlığında dalgalanmalar meydana geldi.Çünkü enfeksiyonun gözle görünmez olması, hızlı yayılım göstermesi, yaygın bilgi kirliliği, günlük yaşam alışkanlıklarındaki zorunlu değişiklikler olması, yaşamı tehdit ediyor olması, hastalığın belirsizliği, tam oturmuş tedavi şemasının olmaması, kesin tedavinin olmaması gibi belirsizlikler endişeye neden olabilmektedir. Bizler bu endişelerle birlikte poliklinik başvurularındaki artışı gördük.Bu konuda polikliniklerimizde hastalarımıza destek olduk ve olmaya da devam edeceğiz.   COVID-19 pandemisi nedeni ile değişen günlük yaşam, rutin olanın dışına çıkmış; rutin olmayan bir belirsizliği doğurmuştur ve bu belirsizlik bireylerde endişe uyandırır. Bu süreçte olağan yaşama kıyasla daha fazla endişe duymak oldukça doğaldır. COVID-19 Salgını sürecinde kaygının tamamen yok edilmesi gerçekçi bir beklenti olmayacaktır.

   Korkunun doğrulanma ihtiyacı olan bir durumu söz konusundur. Süreci takip etmek, ne olduğunu öğrenmek ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır. Kitle iletişim araçlarındaki, özelliklede sosyal medyadaki sürekli felaketleştirme ve bilgi kirliliği toplumdaki endişeyi artırmaktadır.  Kirli bilgi yoğunluğu çok fazla olduğusosyal medyada kimi zaman bilgiyi seçme şansımız olmamakta ve hangi bilginin doğru olup olmadığı ayırt edilemeye bilmektedir. Bizler bu konuda Sağlık Bakanlığının yayınlandığı öneriler doğrultusunda polikliniklere ayaktan başvuran hastaları bilgilendirdik,  yatan hastalar için kliniklerde gerekli önlemleri aldık.

   COVID-19 ile ilgili doğru bilgilenme neden önemli?Kaygıyı azaltmanın yollardan biri gerçeği bilmektir. Bu bilgilenme yeterince yapılmadığına mutlaka yeri başka şeylerle dolacaktır. Bu bilgiler genellikle daha spekülatif, kurgusal felaketleştirme içeren, olumsuz senaryoları çok fazla içinde bulunduran bilgilendirme bombardımanınamaruz kalmaya neden olabilecektir. Bu durumda olumsuz psikolojik tepkiler çok daha fazla düzeyde verilecektir. Gerçekliği düzgün şekilde algılamak, bunu yansıtmak, aktarmak, bilgilendirme yapmak önemlidir. Bilgilenip kurallara uyarak bu salgınla yaşamayı öğrendikçe, bu hastalığı geçirerek ya da yakınımızdakilerin geçirdiğini görerek endişelerin azaldığını bu süreçte deneyimlemiş olduk.

    Bazı psikiyatri hastalarında sosyal mesafelenme, hijyen kurallarına dikkat etme, maske kullanma gibi kurallara uymakta güçlükler daha fazla yaşanabilmektedir. Bu nedenle hastalığın bulaşması, taşıyıcı olmalarına neden olabilmektedir. Bu süreçte Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi çalışanları olarak her hastayı yatışından önce Covid-19 açısından göğüs tomografisi, kan tahlili gibi tarama amaçlı tetkiklerini yaparak yatış yapıp, her hastayı tek kişilik odada izolasyon süresini tamamladıktan sonra diğer hastalarla aynı ortamı paylaşmalarını sağlıyoruz. Böylece bulaşı önlemiş olup hastalarımızın güvenle tedavilerini tamamlamalarını sağlıyoruz. Ayrıca Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü ile iş birliği halinde hem ağır psikiyatrik şikâyetleri olan hem de COVİD-19 hastalığından muzdarip olan hastaların yatarak tedavisini büyük özveri ile gerçekleştiriyoruz.

Pandeminin ruhsal etkilerinden korunmak için ipuçları nelerdir?
 
  Öncelikle bu süreçte bize en iyi hissettirecek duygular şefkat, anlayış, hoşgörü ve empatidir. Hiç kimsenin ya da hiçbir ülkenin bu hastalığı hak etmediğini, yanlış bir şeyler yaptığı için hastalanmadığını, yakınımızda ya da uzağımızdaki her COVİD-19 nedeniyle tedavi gören bireyin destek, ilgi, şefkat ve iyiliği hak ettiğini düşünerek başlayabiliriz. Birlik olmak ve birlik hissetmek bizi ruhsal olarak güçlendiren eylemlerdir.
Damgalayıcı tanımlamaları dilimizden uzak tutalım.Bu ruh halini, “KOVİD-19 nedeniyle tedavi gören ve iyileşmeye doğru ilerleyen” kişileri, KOVİD’li(ler), koronalı(lar), korona ailesi gibi “damgalayıcı” kelimeleri dilimizden uzak tutmaya çalışarak daha da güçlendirebiliriz. Damgalamak ve damgalanmak ya da damgalanacağını düşünmek stresimizi artırır.Salgınla ve virüs ile ilgili sizi kaygılandıran ve strese sokan haberleri dinlemeyi, okumayı ve izlemeyi en aza indirebilirsiniz. Sadece güvenilir bulduğunuz kaynaklardan, günde bir ya da iki kez ile sınırlayarak bilgi edinmek ve alacağınız önlemleri buna göre güncellemek yeterli olacaktır. Gerçek bilginin çoğu zaman daha az korkutucu ve kaygılandırıcı olduğunu unutmamalıyız.Öncelikle kendimizi korumaya çalışmalı, ancak bunu yaparken ihtiyacı olan diğerlerine de destek olabilmeyi başarmalıyız. İhtiyaç zamanlarında yardımlaşmak hem yardım edeni hem de edileni iyileştirir. Komşumuzu, arkadaşımızı ya da bir akrabamızı aramak, desteğe ihtiyacı olup olmadığını sormak kolay uygulayabileceğimiz bir yöntemdir. Dayanışmak gücümüzü artıracak ve bu kriz sürecinden hem fiziksel hem de ruhsal olarak en sağlam şekilde çıkmamızı sağlayacaktır.Olumlu deneyimlerimizi aktarmaya ve paylaşmaya çalışmak önemlidir. Örneğin KOVİD-19 nedeniyle tedavi görmüş ve iyileşmiş ya da bir zorluğun beraberce ve dayanışma ile üstesinden gelmiş insanların öykülerini paylaşmak gücümüzü, direncimizi ve umudumuzu artıracaktır.

Dr.Burcu Çilingir
Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi

WhatsApp Image 2020-10-11 at 09.36.17.jpeg